Öfke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öfke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2015 Cuma

Bazen tek yapabileceğiniz şeyin öfkenizi içinize atmak ya da karşınızdakinin

Bazen tek yapabileceğiniz şeyin öfkenizi içinize atmak
ya da karşınızdakinin yüzüne söylemek olduğunu düşünebilirsiniz. Ama üçüncü bir seçeneğiniz daha var: 
Akışına bırakabilirsiniz. 
Ve sadece bunu yaptığınızda öfkeniz gerçekten gider. 
Ve hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
How I Met Your Mother

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Bir zamanlar çok çabuk öfkelenen ve bu yüzden hiç arkadaş edinemeyen

ÖFKE 

   Bir zamanlar çok çabuk öfkelenen ve bu yüzden hiç arkadaş edinemeyen küçük bir oğlan varmış. Babası ona bir kese dolusu çivi vermiş ve her öfkelendiğinde, bahçe kapısına bir çivi çakması gerektiğini söylemiş. Oğlan 
   daha ilk gün kapıya 37 çivi çakmış. İlerleyen haftalarda öfkesini kontrol etmeyi öğrendikçe, kapıya çaktığı çivilerin sayısı da, her geçen gün almış. Gün gelmiş, öfkesini kontrol etmenin, kapıya çivi çakmaktan daha kolay olduğunun keşfetmiş. Ve bir gün çocuk, öfkesine hiç kapılmamayı öğrenmiş. Koşup babasına durumu anlatmış ve babası da ona, öfkesine her hakim oluşunda, kapıdan bir çivi çıkartmasını söylemiş. 
   Günler geçmiş oğlan babasına, kapıdaki tüm çivileri söküldüğünü anlatmış. Babası da onu elinden tutup, bahçe kapısının yanına getirip, söyle demiş; 
  "Aferin oğlum, çok şey başardın ama bir bak, kapının üstü delik deşik oldu. Bu kapı asla eskisi gibi olmayacak. Öfkeyle söylediğin sözler, tıpkı bu delikler gibi iz bırakır. Bir insana bıçak saplayıp, sonra çekip alabilirsin ama üst üste ne kadar özür dilersen dile, o yara hala oradadır..

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Değmeyecek insanlar için; elinizde tuttuğunuz ÖFKE, sıcak bir KÖMÜRE

Değmeyecek insanlar için; elinizde tuttuğunuz ÖFKE, sıcak bir KÖMÜRE benzer..! YANAN SİZSİNİZ..! O zaman, ATIN GİTSİN…!

9 Nisan 2014 Çarşamba

ÖFKELENİNCE NEDEN BAĞIRIRIZ ? Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken

ÖFKELENİNCE NEDEN BAĞIRIRIZ ?

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye
sormuş. Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız? ” diye tekrar sormuş.
Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”
“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “ Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”

19 Ekim 2013 Cumartesi

Mutsuz duygular içinde olduğunuz zaman, bir başkasının neden

Mutsuz duygular içinde olduğunuz zaman, bir başkasının neden olduğunu düşünmeyin.

Eğer kızgın iseniz, bir başkasına, sizi kızdırdığı için kabahat bulmayın. Bunun yerine, doğrudan doğruya kendi hiddet duygularınız üzerinde çalışın.

Neden dolayı öfkelendiğinizi öğrenmek, sizi diğer kişiyi nasıl değiştireceğinizi hesaplamaktan çok daha fazla yükseltecektir…

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Değmeyecek insanlar için; elinizde tuttuğunuz ÖFKE,

Değmeyecek insanlar için; elinizde tuttuğunuz ÖFKE, sıcak bir KÖMÜRE dönüşür… Yanan siz olursunuz o değil..! O zaman, ATIN GİTSİN.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Öfkeliysen nedenini açıkla, öfkeyi gösterme böylece tartışma

Öfkeliysen nedenini açıkla, öfkeyi gösterme böylece tartışma yerine çözüm için kapılar açılır.

14 Nisan 2013 Pazar

5 Şubat 2013 Salı

Değmeyecek insanlar için elinizde tuttuğunuz öfke

Değmeyecek insanlar için elinizde tuttuğunuz öfke, sıcak bir kömüre benzer. Yanan sizsiniz. O zaman atın gitsin.  

2 Şubat 2013 Cumartesi

Öfke; elimizde tuttuğumuz kızgın bir taş gibidir

Öfke; elimizde tuttuğumuz kızgın bir taş gibidir onu taşımakla ancak ve ancak kendimize zarar veririz.